Aqkeçulu ve Qerekeçulu Kürdleri

Karakeçi Aşiretine yada başka bir dizi Kürd aşiretine ilişkin olarak İnternet’te araştırmaya girişildiği zaman hemen karşımıza sözü edilen aşiretlerin „Türklüğüne“ dair binlerce yazıya ve kitaplara rastlanmaktadır. Halaçoğlu’dan başlayarak bir çokları „Dr.“ yada „Prof“ ünvanlarını taşıyorlar. Tek yaptıkları şey „Osmanlı belgelerine“ dayanarak Kürdleri Türk olarak göstermektir. Bir çokları devletin arşivlerinin başında yada devletin temel kurumlarının başındaydılar. Bu çevreler Kürdlerin çıkarına olabilecek belgeyi ya yok ettiler yada gizliyorlar.
Osmanlıların Kürdistan’a girmediği Çaldıran savaşından(1514) çok öncelerine dair Karakeçilerin Kürdlüğüne dair bir belgeyi yayınlamak istiyorum. Bu belge Akkoyunlu Uzun Hasan döneminde yaşıyan ve 1481-1482 ölen Ebubekir Tarani İsfahani’nin kaleme aldığı „Kitebi Diyarbekiri“ adlı eserden olacak.
Ebubekir Tarani İsfahani Uzun Hasan’ın savaşlarını anlatırken, Suruç, Ruha, Wêranşar ve Mardin’den söz ederken “ Aqkeçulu ve Qerekeçulu Kürdlerden” söz ediyor.(Ebubekir Tarani İsfahani, Kitebi Diyarbekiri, sayfa 241) Bugün Türkiye’nin farklı bölgelerine yayılan yada yerleştirilen “Karakeçililer” asimilasyon sonucu Türkçe konuşuyorlar. Son yıllarda da ciddi bir Türkleştirme bombardımanı altındadır. Kürd araştırmacılarının Karakeçiler dahil tüm Kürd aşiretleri ve Türkleşen Kürdler üzerine daha ciddi araştırmalara girmeleri gerekir.
Sultan Abdulhamid’in “Karakeçileri akraba olarak” görmesinin doğruluk payı var. Fakat, Türklerin iddia ettikleri gibi “kayı boyu” hikayesinden kaynaklanmıyor. Kız alıp verme olayı ve daha başka olaylar var..