Skip to main content

Yalancılar Meydanı - Çiya Artos

Eskiden her köyün, ,ilçenin veya şehir mahalesinin bir veya birçok yalancısı vardı. Yalancının mesleği yalan üretmektir. Halkı inandıracak yalanlar bulma uğraşındaydılar. Ancak halk bu yalancıların çoğuna inamıyordu. Eylenmek için inanıyormuş gibi rol yapıyorlardı.Birde yalancılara gaz verenler vardı ki, yalancıları durdurmak artık mümkün değildi. Her yerin bir palavra meydanı var. Örneğin Dersim’in “Palavra Meydanı” ünlüdür. Stockholm’da (İsveç) yaşayan Kürtler Stockholm meydanına, “Palavra Meydanı” diyorlar.

NATO’nun ana görev Kürtlerin ulusal mücadelesini bastırmak mıdır?

Çiya Artos - NATO’nun 3-4 Aralık tarihlerinde Londra’da yapılacak ve NATO’nun 70. Kuruluş yılınında kutlanacağı zirveden önce, Rusya’nın artan tehditlerine karşılık, Baltık ülkeleri ve Polonya için hazırlanan „Savunma Planı’na“ Türkiye’nin onay vermeyeceği ortaya çıkınca, ittifak içinde gerilim kaynağı oldu. Türkiye’nin engeli, YPG’nin NATO üyesi Türkiye‘nin için bir tehdit olarak tanımlanan „Türkiye Savunma Planı“ belgesinin yayınlanmasına, ABD ve 8 müttefik ülkenin izin vermemesi üzerine aldı.

ABD, ve Rusya‘nın Rojava Kürdistan’ında yeni hedefleri 

Çiya Artos - Trump yönetiminin Türkiye’ye Rojava için yeşil ışık yakmasıyla başlayan Türk işgali, kısa sürede tüm dünyanın tepkisini çekti. Bu operasyonun, Kürtlerin birliğini pekiştirdiğini ve Kürtlerin tüm dünyada destek bulduklarını ve Türkiye’ninde tüm dünyada izalasyonunun başladığını ve İŞİD’in görevini devraldığı bir döneme girdik. Çünkü Bağdadi’nin İdlib’te ve Türkiye sınırında ABD tarafından bir operasyonla öldürülmesi sonucu ele geçen dökümanlardan, Türkiye’nin İŞİD ile ilişkileri net olarak anlaşılacaktır.

Pasif ve demokratik mücadel biçimlerinin önemini küçümsememek gerekiyor

Çiya Artos - Bir halk Pasif Mücadeleyi birlik içinde tam olarak uygularsa, düşmanın ekonomisini batıracak ve dünyadan izole edecek bir  rol oynayabilir. Elimizden birşey gelmiyor, birşey yapamıyoruz demek doğru değildir. Bunun için her Kürk neferi sorumlu davranmalı ve bulunduğu alanda bişeyler yapmalıdır.
Bu mücadele biçimleri nedir:

Türkiye sömürgeci devleti artık tuzağa girdi

Çiya Artos - Dünya genelinde bütün faşist diktatörler sonunda bir savaş ile iktidarlarını kaybetmişlerdir. Erdoğan’da oynadığı bu son kumarı kaybedecektir. Faşist diktatörler sahip oldukları devlet yönetimiyle, iktidarlarını tek elden topladıktan sonra, başka ülkeleri işgal etmek iştahlarını kabartıyor. Aynı zamanda iktidarlarını savaş politikasıyla sürdürmek için ülkede milliyetçi dalgayı yükselterek hem halkı savaşa yönlendiriyor hemde başka toprakları ele geçirerek servetlerine servet katmak istemektedirler. Her diktatör veya sömürgeci devlet, sonunda bir savaşa gereksinim duyuyor.

Türkiye’nin Mülteci politikası ve Rojava’da temizlik hareketi niyeti

Çiya Artos - Suriye’de iç savaş çıkartıp milyonlarca Suriye‘li vatandaşı göç yollarına düşüren Türkiye devleti, Esat Yönetimini düşüremeyince, şimdi onları geri göndermek için yeni düzenlemeler yapıyor. İlk dönemlerde onlara vatandaşlık vermeğe, hatta Hendek Savaşından sonra Kürtlerin boşalttığı Kuzey Kürdistan’ın bazı alanlarına yerleştirerek demoğrafik yapıyı değiştirmek isteyen Türkiye, Suriye’de iç savaşında desteklediği islamcı çetelerin başarısız olması üzerine, Suriyelileri kendisi için bir tehdit olarak görmeye başladı. 

Rojava Kürdistanı - Bitmeyen Savaş, Kaçırılan Fırsatlar ve Önündeki Riskler

Brahim Ziravav - Gelinen aşamada geriye doğru baktığımızda Rojawa Kürdistanındaki Kürdistani güç ve partiler doğru bir hat izleyerek olması gereken başarıyı sağladılar mı? Politika, varolan imkanları değerlendirme sanatı ise, bunu hangi oranda başardılar. Ne hayal dünyasında yüzmek ve ne de bir siyasi gücün taraftarlığını manipüle etmekten öte real durumun analizine bakmakta yarar var. Asıl sahadaki aktörlerin ilerideki başarıları için mevcut durumu yeniden analiz etmeleri ve ona göre politikalarını gözden geçirmeleri gerekir.

Mücadele Şartların değiştiği Kuzey Kürdistan

Çiya Artos - Önümüzdeki süreçte „Bağımsızlık politikası“ Kuzey Kürdistan‘ın esas mücadele biçimi olarak rayına yeniden oturacaktır. Artık PKK’nın Türkleşme politikası adım adım iflas ediyor. Kürt halkını daha fazla saçma teorilerle meşgul etmenin ortamı yok oluyor. TC’nin son kayyımlarıyla birlikte Kürtler, Türkiye’de demokrasinin D’sinden bile yararlanmak hakkına sahip değiller.