Skip to main content

Körfez Ülkelerinin Kürtlere bakışı ve Türkiye’nin Suriye’de çıkmazı 

Çiya Artos - Bazı Arap ülkelerinin (özellikle Sunni ülkelerin) Kürtleri desteklemesi staratejik değil taktiksel bir hedeftir. Nedenine gelince, bu ülkeler Türkiye ve İran’ın bölgedeki saldırgan ve hegemonya tutumlarından korktukları için Kürtleri  destekliyorlar. Hatta bazıları Kürdistan devletinin kurulmasının bile kendi yararlarına olacağına inanıyor.  Kürtlerin düşmanları çok, fakat günümüzde en tehlikeli düşmanları olan Türkiye - ve İran’ın darbe yemesi için Kürtlere yardım etmek istiyorlar. 

Tampon Bölge ve İdlib sorunu

Çiya Artos - ABD ve Koalisyon güçleri Suriye’de Esad rejimine son verebilselerdi, Irak’ta olduğu gibi Kürtlerle Araplar arasından federal bir sistem kurmaları mümkündü. Suriye’nin Ruslarca desteklenmesi ve Esadın ayakta kalması bunu engeledi. Şimdi ABD ve Batılılar Suriye konusunda bir çıkmazdadırlar. Ne ÖSO ABD ve Batılıların istediği biçimde bir muhalif güç olabildi nede Esad rejimi düştü. Rusya’nın yardımıyla Esad rejimi, ÖSO - ve islamcı güçlere karşı avantajlı durumua geçti.

Kürtler diplomasi ve lobi faaliyetlerine ağırlık vermeli

Çiya Artos - Kürtler hep kahramanalık yaparak devlet kuramazlar. Yeryüzünde Kürtler kadar savaşkan ve yiğit milletler azdır. Fakat bu devlet kurmaya yetmiyor.
Geçen hafta Salih Müslim ANF’ye verdiği demeçte: “Efrîn (Afrin)’e ilişkin yeterli bir diplomasi yürüttüğümüzü söyleyemeyiz. Bu anlamda öz eleştirimizi veriyoruz. Diplomasi ve siyasi anlamda daha iyi bir çalışma yürütebilseydik, öngörülü ve hazırlıklı olabilseydik belki daha iyi şeyler yapabilirdik” dedi. 

TARİHİ BİR DÖNEMEÇ VE BİZLERİN TUTUMU NE OLMALIDIR

Hesenê Dersimî - Ülkemizin güney batı bölümü yeniden sömürgeci Türk devletinin tehditleri ve işgal girişimi ile karşı karşıya bulunmaktadır.Böylesi dönemler dostun ve düşmanın,ulusal sorumluluk ve ulusal bilinç boyutunun test edilip açığa çıktığı dönemlerdir.Düşmanın ve dostun ellerindeki bütün kartları kullanarak yaşanan gelişmelere taraf olduğu sürecin ademi çıplaklık dönemidir.Kimsenin takiye yapıp kendini gizleyemeyeceği gerçek niyetlerin dışa vuracağı süreçin ta kendisidir.

Macron‘un Avrupa Ordusu ve Kürtler

Çiya Artos - Bu yıl yapılan NATO toplantısında Fransa Cumhurbaşkanı Macron, „Avrupa Ordusunun kurulması“ fikrini ortaya attı. Trump buna sert tepki gösterdi. Trump’un Fransa’daki sarı yeleklilerin eylemini destekleyen açıklamasına Fransız yetkileri „Çenesini kaparsın, burnunu öyle şeylere sokmasın“ açıklamasından sonra, Trump, „Fransa yanıyor biz kazanacagız“ açıklaması geldi. Bundan dolayı Fransızlarla Amerikalıların bir süreydir araları pek iyi olduğu söylenemez.

Rojawa Kürdistanı Nereye?

Rojawa Kürdistanı Nereye?

Brahim Ziravav

Trump bir Twit attı, herkesin kafası karıştı. Twitter’de ABD’nin Suriye’den askeri güçlerini çekeceğini söyledi. Bölgenin hassas konumu gereği dünya gündemine oturdu.

 Dünya genelinde devletler, siyasi çevreler, stratejistler, gazeteciler vs dünya alem konumuna ve bakış açısına göre farklı reaksiyonlar gösterdi. Herkes örtük ve açık niyetiyle ortaya çıktı.

ABD’nin Rojava’dan çekilmesinden sonra ne olacaktır?

Çiya Artos - ABD’nin Güney-Batı Kürdistan’dan askerlerini aniden geri çekme kararı alması sürpriz değildi. Nedenine gelince, Trump İktidara geldiğinde beri sık sık yaptığı açıklamalarda Suriye’den çekileceklerini söylüyordu. Şimdiye kadar her defasından Pentagon’dan ve ABD kamouyondan gelen tepkiden dolayı bundan vezgeçiyordu. ABD’nin amacı Kürtleri koruma değil, İŞİD’e büyük zarar verdikten ve Türkiye’den bazi tavizle kopardıktan sonra ayrılacaktı. 

Cemal Kaçıkçı cinayeti ve Türkiye’nin timsah gözyaşları

Çiya Artos - Suudi Arabistan vatandaşı gazeteci Cemal Kaşıkçı 2 Ekim’de İstanbul’daki Suudi Arabistan Başkonsulosluğunda vahşice öldürüldü. Riyad yönetimi önce inkar etti. Türkiye’nin ‘öldürülme anına ait ses kayıtları var’ demesi ve tüm dünyadan gelen tepkiler üzerine, Suudi Arabistan yönetimi Kaşıkçı’nın ”korsan bir operasyon” sonucu öldürüldüğünü açıkladı. Ardından 18 kişi idam ile yargılanmak üzere tutuklandı. Kaşıkçı’nın öldürülmesi emrini veren Suudi yönetimidir. Fakat Suudi yönetiminin zarar görmemesi için emri uygulayanlar, kurban olarak çeşitli cezalara çarptırılacaklar.