Skip to main content
Dema xwendinê
xulek
te xwendî ye.

“BARIŞ SÜRECİ“ VEYA “ÇÖZÜM SÜRECİ“ KANDIRMACASI

În, 09/16/2016 - 00:10
Şîrove

1993 yılından bu yana Türk egemenlik sistemi ile PKK arasında “Barış süreçleri,“ “Çözüm süreçleri“ yaşanıyor.

Sonuç mu?

“Barış süreçleri” veya “çözüm süreçleri“ bazı Kürd kesimlere umut aşılarken, sorunun esasının tartışmasının önü kesilerek Kürd toplumunda umutsuzluk yaratılmaktadır.

Ki zaten yapılmak istenen de budur.

Ve bu durum ihtiyaç duyulması halinde Türk egemenlik sistem sahiplerinin elinde bir araç olarak zaman zaman devreye sokulmaktadır.

Bu yanılsamalı durumu bile kendini ağırda tutarak bazı Kürd kesimlerini devreye sokarak kurtulmayıda politika edinmektedir.

Yaşanan bu süreçlerde bu işte önceleri YNK Genel Sekreteri Celal Talabani aracı olarak kullanılırken son dönemlerde de Irak-KDP Başkanı Mesud Barzani kullanılmaktadır.

Celal Talabani ve Mesud Barzani’nin TC devletinin Kürdlere oynadığı bu oyunun farkında olmamaları mümkün değildir.

Peki buna karşın niye bu çirkin oyunun aracısı olurlar meselesi açığa çıkarmak biz kuzeyli Kürdlerin görevidir.

Kuşkusuz bunun birçok cevabı vardır.

Fakat esas nedeni “kendi“ parça ve partilerinin çıkarına karşın kuzey Kürdlerini TC devletine pazarlamalarıdır.

Bu yeni bir durum da değildir.

Bu her iki partinin –YNK ve Irak-KDP- dünden bugüne diğer parçaları “kendi“ parça ve partilerinin çıkarı karşılığında sömürgecilerimize pazarladıkları daima baş vurdukları bir politika ola gelmiştir.

Bu politika ile kuşkusuz kendileri nefes almışlardır ama buna karşın özel de diğer Kürdistan parçaları ve genelde de Kürd milleti kaybetmiştir.

Hatta sömürgecilerimize karşı izlenen bu yaranmacı politika bu her iki patiyide zaman zaman karşı karşıya getirmiş, savaşa yol açmış ve şu an ki Kürdistan’ın Güneyi’ndeki parçalanmışlığa neden olmuştur.

Bu politikanın kaybedenleri Kürd milleti olurken kazananı da daima sömürgecilerimiz olmuştur.

Bu görülmesine karşın bu güçler bugün de Kürd milletine kaybettiren bu olumsuz politikadan vaz geçmiş değildir.

Ki bu durum Mesud Barzani’nin son Türkiye ziyareti ile bir kez daha ortaya çıktı.

Şu biliniyor.

Türk egemenlik sistemin Kürd/Kürdistan politikası inkar ve imha olduğu açık.

“Barış süreci,“ veya “çözüm süreci“yle bazı Kürdlerde umut yaratırken, kendisi içinse bu politikasını uygulamada zaman kazanmayı öngördüğü politikalarında biliyoruz.

Bunu hem PKK ve hemde Kürdistan’ın Güneyi’nin bu işe bulaşan liderleride bilir.

Bilmelerine karşın bu oyunda rol almayı seçen bu şahıs ve çevrelerin kime hizmet ettiğide ortaya çıkar.

Kuzeyli aydın ve siyasetçiler, Kürd milletine karşı oynanan bu oyunu bozmalıdır.

Evet barış olsun ama “Hangi barış, nasıl bir barış?”

Barış havarilerine bu soruları sormak gerekmez mi?

Başkalarını bilmem ama ben soruyorum.

PKK ile Türk egemenlik sistemi arasında aracı role soyunan Irak-KDP Başkanına sorum şu.

“Hangi barış, nasıl bir barış?” istiyorsunuz?

Millet olmamızdan kaynaklı hangi sorunumuzu çözecek?

Buna bir cevabınız olmalı.

Türk egemenlik sistemi ile taşaronu PKK’nin “barış“tan ne anladığını biliyoruz, ya peki Mesud Barzani’nin “barış“tan anladığı nedir?

Kürdistan’ın Kuzeyi’nin aydın ve politikacıları bu ve benzeri sorular sormalıdır.

Hele bakalım, Mesud Barzani Türk egemenlik sistemi ile PKK’nin Kürd milletine dayattığı “barış süreci“ veya “çözüm süreci“ denilen teslimiyet politikasının neresinde yer aldığını görelim.

Hani bu işin “mimarı“ olarak lanse ediliyorken.

Ha bu arada merak ediyorum.

Kürdistan’ın Güneyi’nin liderleri “çok barışcıl“ takılıyorlar.

Irak’ta Sunni ve Şii Arapları barıştırmak için çok uğraştılar.

İran’a karşı savaşan Kürdistan’ın Doğusu Kürdleri islah etmeye çok çaba safettiler.

Türk egemenlik sistemi ile PKK’yi barıştırmak için çok uğraşıyorlar.

“Barış“ konusunda bu kadar maharetli iseler sahi ya kendileri niye barışmıyorlar?

Herkesten öte bunların barışması gerekmiyor mu?

Bağımsızlık ilanı buna endeksli olduğunu bilmezler mi?

Biz söyleye söyleye dilimizde tüy bitti.

Lafımızda para etmiyor.

Bari birileri bunlara bunu hatırlatsın.

 

16 Eylül 2016

Şîroveyeke nû binivisêne

The comment language code.

Restricted HTML

  • Allowed HTML tags: <a href hreflang> <em> <strong> <cite> <blockquote cite> <code> <ul type> <ol start type> <li> <dl> <dt> <dd> <h2 id> <h3 id> <h4 id> <h5 id> <h6 id>
  • Lines and paragraphs break automatically.
  • Web page addresses and email addresses turn into links automatically.
CAPTCHA
This question is for testing whether or not you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Category